Fotoğrafçı Bir Anne: Müge Kaya

Birkaç yıl önce Instagram vasıtasıyla tanıdım Müge Kaya‘yı. Kızlarının öyle güzel fotoğraflarını çekiyordu ki galerisi mıknatıs gibi kendine çekti beni. Müge’nin çektiği fotoğraflarda insanı düşündüren ve “hissettiren” bir hava var. Fotoğrafları genelde çok sessiz (Kendi de tarzını böyle ifade ediyor) olsa da o sessizliğin içinde çok şey gizli. İnsan durup bakıyor ve fotoğrafçının yansıtmak istediği o sadeliği “hissediyor”.
Müge’nin fotoğraflarında sanatsal anlamda hayranlık uyandıran bir başka öğe ise ışık.. Doğal yada yapay olsun ışığı öyle iyi kullanıyor ki, insanı alıp başka diyarla götürüyor. Ben özellikle gün batımında çektiği fotoğraflarını çok beğeniyorum ve çok büyülü buluyorum.
Müge ile fotoğrafçılık üzerine harika bir söyleşi gerçekleştirmiş olmaktan dolayı çok mutluyum.
_MG_1872
1) Sevgili Müge, fotoğrafçılığa ne zaman ve nasıl başladın?  Profesyonelleşme serüveninden bahseder misin?
Uluslararası bir firmada ürün müdürü olarak çalışırken 2012 Yılının Mart ayında işimden ayrılarak hem çalışıp hem de kızlarımla daha çok vakit geçirebileceğim bir sistem kurmayı düşündüm. Fotoğrafa olan ilgimi işe dönüştürebileceğimi düşündüm. Bu konuda da sanırım doğum fotoğrafçımız Çiseren’den ilham aldığımı söyleyebilirim. 2007 yılından beri sahip olduğum Canon 400D makinamla fotoğraf konusunda kendimi geliştirdiğimi düşünürken aslında bunu profesyonel olarak yapmak istiyorsam uzun süredir ertelediğim teknik konular hakkında daha fazla bilgi sahibi olma zamanımın geldiğini farkettim. Fotoğraf kursuna giderek teknik konularla ilgili daha çok bilgi edindim. Gene de ISO, enstantane, diyafram kelimelerini duyunca aklım hep karışıyordu. İşletme mühendisi olmama rağmen fotoğraf çekerken rakamları düşünmek beni strese sokuyordu :) Zaten zamanla aslında düşünerek değil pratik yaparak bu terimlere hakim olunabileceğini farkettim. Hiç unutmuyorum ilk doğum fotoğrafımı çekmeden önce açıp hangi enstantane hangi diyafram nerede kullanılıyor diye uzun uzun araştırmıştım. Aslında işi iyice öğrenince görüyorsunuz ki böyle bir hesaplama yok. Zaten doğum gibi çok hızlı akan hikayelerde oturup da hangi diyaframda çekecektim ben şimdi diye hesap yapamıyorsunuz. İlk doğum fotoğraflarından sonra çevremden yavaş yavaş “bebeğimi çeker misin?, doğumgünü çeker misin?” gibi talepler gelmeye başladı. Web sitemi kurarak profesyonelleşme yolunda ilk adımımı attım. Ama ilk başta fiyat politikanızı oturtmak oldukça zor gelebilir. Unutmayın her ürünün ve hizmetin bir fiyatı var, sizin de emeğinizin elbette bir karşılığı olmalı. Öncelikle şunu da belirtmekte fayda var, eğer fotoğrafçılığı iş olarak yapacaksanız mutlaka ekipmanınızı da profesyonel seviyeye getirmeniz lazım. Belki 6-7 ay deneme süresi gibi görüp daha çok yakın çevrenize çekim yaparken eski ekipmanınızla çekim yapabilirsiniz. Ama fiyatlarını belirledikten ve belli bir kalite vaad ettikten sonra bence ekipmanınızın da profesyonel olması işinizi düzgün yapmak ve beklenen sonucu sunmak için çok önemli. İlk çekimlerim daha çok bebek, doğum, doğum günü ve aile portreleri oldu. 2016 başından itibaren sitemi yeniledim ve artık doğum ve bebek çekimi yapmıyorum.
_MG_1824 copy
2) Son zamanlarda yemek fotoğrafçılığıyla ilgili zengin ve harika bir portfolyo oluşturduğunu görüyoruz. Yemek fotoğrafçılığına seni iten özel bir sebep var mı?
Kova burcu olduğumdan mı bilmiyorum ama hayatta devamlı aynı şeyi yapmak bana bir süre sonra yeterince ilham vermiyor. Hayatta her zaman deneyimleyecek farklı şeyler olduğunu düşünüyorum. Çok severek yapmama rağmen 2015 başlarında artık farklı bir alana yönelmek istediğimi farkettim. Devamlı aynı konuları çekmek yaratıcılık açısından da beni zorlamaya başlamıştı. Bu dönemde evimde farklı odalardaki ışıkları kullanarak yemek, still life çekimlerine yöneldim ve bundan keyif aldığımı farkettim. Yemek fotoğrafçılığı çok renkli ve malzemeler, kombinasyonlar sonsuz. Işık benim fotoğraflarda oynamaktan en zevk aldığım konu. İlk workshopumu da bu yüzden “Işığın Hikayesi” olarak adlandırmıştım._MG_1195 copy
3) Kızlarının fotoğraflarını çekmekten de çok keyif aldığını düşünüyoruz. Onları fotoğraflarken nasıl bir yol izliyorsun? Çocukların doğal anlarını yakalamak için tavsiye edebileceğin şeyler var mı?
Çocukları fotoğraflamak çok keyifli ama benim için kendi kızlarımı çekmek anlamında yolun sonuna yaklaştım. Çocukları en rahat ve doğal fotoğraflayabildiğiniz dönem bence 2-4.5 yaş arası. Kendim bunu deneyimleyerek yaşadım. Çocuk fotoğraf makinasına poz vermesi gerektiği gibi bir kavramı kafasında oturtunca bu tatlı dönem bitiyor ve o zaman “gülme, bakma bu tarafa, doğal dur, yan durma” gibi sözler söylemeye ve de yorulmaya başlıyorsunuz. O yüzden bu yaş döneminde çocuğu olanlara tavsiyem bolca çeksinler :). Benim en sevdiğim fotoğraflarımın çoğu Urla ile Çeşme civarında Ege rüzgarında çektiğim yaz fotoğraflarımdır.
_MG_3457 copy
_MG_4822 copy
_MG_5293 copy
4) Tarzını birkaç kelimeyle tanımlaman gerekse ne söylerdin?
Yalın, doğal, sessiz olurdu çocuk çekimlerim için sanırım.
_MG_5293
_MG_6194-2 copy
_MG_6380 copy
5) Ekipmanların neler? Favori lensin nedir?
Canon EOS 5D MarkII. 50mm f/1.4 ve 135mm f/2.0 lenslerim. 50mm lensimi bu işe profesyonel olarak başlamadan önce 2011 yılında kızların bebekliğinde almıştım. 135mm lensimi ise 2013 Haziran’ında eşim hediye etti. Son dönem 135mm lensim biraz geri planda kalsa da onun keskinliğini ve bokeh kalitesini çok severim.
_MG_6606 copy
_MG_8523
_MG_8732 copy
6) Fotoğrafçılığa yeni başlayan annelere önerilerin var mı?
Bence tüm anneler profesyonel olarak yapmasalar da fotoğrafçılıkla ilgilenmeliler. Her ne kadar telefonla çekmek çok pratik olsa da o çok sevdiğiniz “arkası flu” fotoğraflar için belki başlangıç bir dslr ve 50mm 1.8 lens almanız sizin de fotoğrafçılığı daha çok sevmenizi sağlayacaktır. Kendinize inanın ve eğer bunu profesyonel olarak yapacaksanız çizginizden ödün vermeyin, çevrenizde “şunu bir çeksene sen iyi çekiyorsun vs” gibi söylemlere size yaklaşanlar olsa da bunu iş olarak yaptığınız için bunun belli bir karşılığı olmalıdır unutmayın.
_MG_9679-1 copy 2
_MG_9880 copy kopya
cam-2 copy
ella copy
Bu samimi söyleşi için Müge’ye çok teşekkür ediyorum.
Websitesi ve blogunu ziyaret etmek için buraya tıklayabilirsiniz. Instagram hesabı içinse buraya tıklayın.

One thought on “Fotoğrafçı Bir Anne: Müge Kaya

  1. Harika bir röportaj olmuş! Amaç yerine ulaştı;ilham verici,gaza getirici bi post olmuş tam da :) benim gibi Müge yi tanımayanlar için şahane oldu sevgili İpek!!! Çok teşekkürler…
    Sevgiler
    Tülay

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir